Yeni Üyelere Özel HOSGELDİN10 Koduyla %10 İndirim!

Orff Yaklaşımı Anaokulunda Nasıl Uygulanır? Pratik Rehber

Orff yaklaşımını 3-6 yaş sınıfında uygulamanın pratik yolu: beden perküsyonu, konuşma ritmi, ostinato, sınıf yönetimi ve 25 dakikalık örnek akış.

Orff yaklaşımı okul öncesi müzik eğitiminde en çok adı geçen yaklaşımlardan biridir, ama uygulamada çoğu zaman "çocuklara çalgı dağıtmak" olarak anlaşılır. Oysa yaklaşımın özü çalgıda değil, sıradadır: çocuk önce taklit eder, sonra keşfeder, sonra kendi fikrini ekler.

Bu yazıda Orff temelli çalışmanın okul öncesi sınıfında nasıl kurulacağını adım adım ele alıyoruz. Özel bir eğitim almadan da uygulayabileceğiniz temel ilkelerle sınırlı kaldık; sonda 25 dakikalık örnek bir akış var.

Temel ilke: söz, hareket ve ses birlikte

Orff temelli çalışmada müzik tek başına dinlenen bir şey değildir. Konuşma, hareket ve ses aynı anda çalışır. Çocuk bir ritmi önce söyler, sonra yürür, sonra çalar. Bu üçlü sıra, soyut bir kavramı bedene yerleştirir.

Pratikte bu şu anlama gelir: yeni bir ritim kalıbı öğretirken doğrudan çalgıya gitmeyin. Önce sözle, sonra bedenle, en son çalgıyla çalışın. Çoğu sınıf sorunu, bu sıranın atlanmasından kaynaklanır.

Dört aşamalı ilerleme

Orff temelli bir etkinlik dört aşamada ilerler. Okul öncesinde çoğu zaman ilk ikisinde kalırsınız ve bu yeterlidir.

1. Taklit

Siz yaparsınız, çocuklar aynısını yapar. Bu aşama küçümsenmemelidir; üç yaş grubunun neredeyse tamamı burada çalışır ve buradan çok şey öğrenir.

  • Kalıbı kısa tutun: dört vuruş yeter.
  • Sözlü açıklama yapmayın, sadece yapın.
  • Aynı kalıbı en az beş kez tekrarlayın.

2. Keşif

Aynı kalıbı farklı biçimlerde denersiniz: hızlı, yavaş, yüksek, alçak; elle, dizle, ayakla. Kalıp aynı kalır, koşullar değişir. Çocuk kalıbın kendisini bu sayede kavrar.

3. Doğaçlama

Bir çocuk kendi kalıbını uydurur, sınıf tekrarlar. Bu aşama beş yaşta gerçekçidir; üç yaşta çoğu çocuk sizin kalıbınızı tekrarlar, bu da kabul edilir bir yanıttır.

4. Yaratma

Grup birlikte küçük bir parça oluşturur. Okul öncesinde bu aşama nadiren tam anlamıyla gerçekleşir; hedef olarak koymayın, olursa kazanç sayın.

Yaşa göre ayrım: 3, 4 ve 5 yaş

Aşamalar her yaşta aynıdır; değişen şey ölçülerdir. Kalıbın uzunluğu, etkinliğin süresi ve grubun kaça bölüneceği yaşla birlikte değişir.

3 yaş

  • Kalıp iki vuruş olsun. Dört vuruşluk kalıp bu yaşta çoğu zaman hatırlanmaz.
  • Toplam süre on-on beş dakika; tek bir etkinlik türüne bağlı kalın, tür değiştirmek dikkati dağıtır.
  • Grubu bölmeyin. Ostinato yapılacaksa tüm sınıf aynı kalıbı sürdürsün, şarkıyı siz üstüne söyleyin.
  • Beden perküsyonunda yalnızca el çırpma ve diz vurma kullanın.
  • Doğaçlama beklemeyin; taklit aşaması bu yaşın tamamıdır.

4 yaş

  • Kalıp dört vuruşa çıkabilir; iki kademeyi birleştirin, örneğin iki el çırpma ve iki diz vuruşu.
  • Süre on beş-yirmi dakika.
  • Sınıfı ikiye bölmeyi deneyin, ama grupları yan yana değil karşılıklı oturtun.
  • Konuşma ritminde üç heceli kelimelere geçin.
  • Kısa doğaçlama başlar. "Sonuna bir vuruş sen ekle" gibi tek adımlık istekler bu yaşta işler; açık uçlu "bir şey uydur" henüz erkendir.

5 yaş

  • Kalıp dört ile sekiz vuruş arasında olabilir; sekiz vuruşu ayrı bir kalıp gibi değil, iki dört vuruşun birleşimi olarak kurun.
  • Süre yirmi-yirmi beş dakika. Yazının sonundaki örnek akış bu yaşa göre yazıldı.
  • İki ostinato katmanı denenebilir; üçe çıkmayın.
  • Ayak vurma ve parmak şıklatma denemesi bu yaşta anlam kazanır.
  • Doğaçlama gerçek anlamda başlar; bir oturumda iki-üç gönüllü yeterlidir.

Beden perküsyonu kademeleri

Beden perküsyonu, hiçbir malzeme gerektirmeyen ve her sınıfta uygulanabilen en pratik araçtır. Ancak kademeleri vardır ve sırayı atlamak işi zorlaştırır.

  1. El çırpma: En kolay olanıdır, üç yaşta bile yapılabilir. Buradan başlayın.
  2. Diz vurma: İkinci kademedir. Oturarak yapılır, iki el aynı anda çalışır.
  3. Ayak vurma: Üçüncü kademe. Oturarak başlayın, sonra ayakta deneyin.
  4. Parmak şıklatma: En zorudur ve okul öncesinde çoğu çocuk yapamaz. Beklenti kurmayın; yapamayan çocuk parmaklarını birbirine sürtsün, aynı işlevi görür.

Kademeleri birleştirirken ikiden fazlasını aynı anda kullanmayın. "İki el çırpma, iki diz vuruşu" okul öncesi için ideal bir bileşimdir.

Konuşma ritmi: en doğal başlangıç

Çocuğun zaten bildiği kelimeler, ritim öğretmenin en kolay yoludur. Kelime hecelere bölünür, her hece bir vuruş olur.

  • İsimler: "A-li" iki, "Ze-ynep" iki, "Mus-ta-fa" üç vuruş. Çemberde herkesin adını ritimle söyleyin.
  • Meyveler: "el-ma", "ka-vun", "por-ta-kal", "ka-ra-de-niz".
  • Tekerlemeler: Sınıfın bildiği tekerlemeleri alkışla söyletin.

Konuşma ritminin gücü şudur: çocuk hece sayısını saymaz, doğal olarak doğru vurur. Çünkü kelimeyi zaten doğru telaffuz ediyordur. Ritim öğretiminin en az dirençli kapısı budur.

Ostinato: tekrarlayan kalıp

Ostinato, sürekli tekrarlanan kısa bir kalıptır ve Orff temelli çalışmanın omurgasıdır. Okul öncesinde çok basit tutulmalıdır.

  1. Sınıfı ikiye bölün.
  2. Birinci grup sürekli aynı kısa kalıbı tekrarlar (örneğin iki diz vuruşu).
  3. İkinci grup üzerine şarkıyı söyler.
  4. Rolleri değiştirin.

Bu, çocuğun başkasını dinlerken kendi işini sürdürmesini gerektirir; okul öncesinde zorlu ama son derece değerli bir kazanımdır. Üç yaş grubunda tüm sınıf tek ostinato yapsın, ikiye bölmeyin.

Çalgıya geçiş: ne zaman ve nasıl?

Çalgı, sıranın sonundadır. Söz ve beden aşamasında oturmamış bir kalıp çalgıyla hiç oturmaz; çalgı yalnızca gürültüyü artırır.

  • Aynı kalıbı en az iki oturumda bedenle çalıştıktan sonra çalgıya geçin.
  • İlk çalgı tercihi vurmalı olsun; melodik çalgılar okul öncesinde daha sonra gelir.
  • Herkese aynı çalgıdan verin. Farklı çalgı dağıtmak ilk aşamada çatışma üretir.
  • Çalgı elde iki-üç dakikadan fazla kalmasın.

Sınıfınızda kademeli bir vurmalı çalgı grubu yoksa Müzik Sınıfı Seti gibi hazır setler farklı tutuş kademelerini bir arada bulundurmayı kolaylaştırır; etkinlik planlarını bir bütün hâlinde kurmak isterseniz Müzik Etkinlikleri Kitap Seti gibi kaynaklar kademeli bir akış sunar.

Malzeme: neyle başlanır, neye gerek yoktur

Orff temelli çalışmaya başlamak için özel bir çalgı setine ihtiyaç yoktur; ilk aylar bedenle geçer. Yine de bir sıra vardır ve bu sırayı bilmek hem gereksiz alımı hem de erken hayal kırıklığını önler.

  1. Hiçbir şey. El, diz, ayak ve ses. İlk dört-altı hafta bununla geçebilir ve geçmelidir.
  2. Sallamalı basit vurmalılar. Marakas ve zil türü çalgılar. Tutması kolaydır, düşünce kırılmaz, sesi öngörülebilir.
  3. İki parçalı vurmalılar. Ritim çubuğu ve benzerleri. İki elin ayrı iş yapmasını gerektirdiği için bir kademe zordur.
  4. Gövdeli vurmalılar. Küçük davul türü çalgılar. Sesi yüksek olduğu için sınıf yönetimi biraz daha ister.
  5. Melodik çalgılar. Sıranın en sonundadır ve okul öncesinde çoğu zaman gerekmez.

Ev yapımı çalgılar bu sıranın ikinci basamağında iş görür: pirinç doldurulup sıkıca kapatılmış bir kap, tahta kaşık çifti, üzerine lastik geçirilmiş bir kutu. Tek uyarı sesin öngörülebilir olmasıdır; her sallayışta farklı ses çıkaran bir nesne ritim çalışmasını kolaylaştırmaz, zorlaştırır.

Gerekmeyenleri bilmek de aynı ölçüde işe yarar. Çocuğun eline verilen nota kartları ve ekran tabanlı ritim uygulamaları bu aşamada iş görmez; ritim önce bedende oturur, ekran ise bedeni devre dışı bırakır. Öğretmenin elindeki plan kaynakları elbette ayrı bir konudur.

Sınıf yönetimi: gürültü, sıra ve geçişler

Orff temelli çalışmanın en çok konuşulan sorunu gürültüdür, ama gürültünün kaynağı çoğu zaman çalgı değil geçişlerdir. Etkinliğin içindeki ses yüksekliği yönetilebilir; dağıtım ve toplama anları yönetilmezse sınıf dağılır.

  • Tek bir durma işareti belirleyin ve değiştirmeyin. Elin havaya kalkması ya da tek bir zil sesi yeter. Sözle "durun" demek, gürültünün üstüne bir ses daha eklemektir.
  • Durma işaretini sessizken öğretin. Çalgı dağıtmadan önce oyun gibi çalıştırın: işaret gelince herkes donsun. Gürültünün ortasında öğretilen kural tutmaz.
  • Dağıtımı şarkıyla yapın. Kısa bir dağıtım ezgisi bekleme süresini doldurur ve sırayı duyulur kılar. Aynısını toplamada da kullanın.
  • Sırayı sabitleyin: önce çalgısız prova, sonra dağıtım, sonra tek bir tur, sonra toplama.
  • Çalgıyı yere değil kucağa koydurun. Yerdeki çalgı ayakla itilir; kucaktaki çalgının sessiz durması çocuk için daha kolaydır.
  • Dağıtım yönünü sabitleyin. Her seferinde aynı yönde ilerleyin. "Bana neden en son verdin" tartışmasının tamamı buradan çıkar.
  • Etkinliği en iyi anında bitirin. Sınıf dağılmaya başladıktan sonra bitirmek, kapanışın öğrenilmesini engeller.

Bu maddelerin ortak mantığı şudur: çocuk ne yapacağını bilmediği anda ses çıkarır. Belirsizliği azalttığınız her nokta, gürültüyü de azaltır.

Sık yapılan üç uygulama hatası

  • Doğrudan çalgıyla başlamak. En yaygın hatadır. Söz ve beden aşaması atlandığında çalgı, öğrenme aracı değil gürültü kaynağı olur. Sıra her zaman söz, beden, çalgı biçimindedir.
  • Kalıbı uzun tutmak. Sekiz vuruşluk bir kalıp okul öncesinde hatırlanamaz. Dört vuruş standart, iki vuruş üç yaş için idealdir.
  • Doğaçlamayı zorlamak. "Hadi sen bir şey uydur" baskısı, utangaç çocuğu tamamen susturur. Doğaçlamayı gönüllülük esasına bağlayın ve sırayla herkese gitmeyin.

Okul öncesinde neyi beklememeli?

Gerçekçi beklenti, öğretmenin kendini başarısız hissetmesini önler.

  • Uzun doğaçlama beklemeyin. Üç yaş grubunda "kendi ritmini uydur" dediğinizde çoğu çocuk sizinkini tekrarlar. Bu bir başarısızlık değil, gelişimsel olarak beklenen yanıttır.
  • Çok sesli yapı kurmayın. İkiden fazla katmanı okul öncesinde yürütmek gerçekçi değildir.
  • Nota sembolü kullanmayın. Bu aşamada ritim bedende oturmalıdır; yazıya geçmek çok sonradır.
  • Kusursuz senkron beklemeyin. Sınıfın birlikte vurması yaklaşık olur; tam eşzamanlılık bu yaşta hedef değildir.

Evde ne yapılabilir? Ebeveynler için üç kısa oyun

Orff temelli çalışma sınıfa özgü değildir. Evde beş dakikayı geçmeyen, malzemesiz oyunlarla sürdürülebilir. Amaç ders yapmak değil, çocuğun okulda tanıdığı yapıyı evde bir kez daha duymasıdır.

1. İsim ritmi

Ailedeki herkesin adını hecelere bölüp alkışlayın, sonra "en uzun kimin adı" diye sorun. Sofrada, arabada ya da yürürken yapılabilir, hiçbir hazırlık istemez ve sınıftaki konuşma ritmi çalışmasının aynısıdır.

2. Yankı oyunu

Kısa bir kalıp yapın, çocuk tekrarlasın. Sonra rolleri değiştirin ve onun kalıbını siz tekrarlayın. Rol değişimi bu oyunun asıl değerli kısmıdır: kendi fikrinin bir yetişkin tarafından ciddiye alındığını gören çocuk, sınıfta da doğaçlamaya daha istekli yaklaşır.

3. Ev sesleri

Mutfaktan üç farklı ses bulun: tahta kaşık, kapaklı bir kutu, ters çevrilmiş bir tencere. Hangisinin sesi uzun sürüyor, hangisi hemen bitiyor? Bu ayrım, ses süresi kavramının en erken hâlidir ve ilerideki nota değeri çalışmasının zeminini kurar.

Üç oyunun da ortak kuralı şudur: çocuk istemediğinde bitirin. Evde yapılan müzik oyununun tek üstünlüğü gönüllülüktür; zorunlu hâle geldiği anda okuldaki etkinlikten daha az iş görür.

25 dakikalık örnek akış

  1. 0-3. dk — Isınma: Çemberde isimlerle konuşma ritmi. Herkesin adı alkışla söylenir.
  2. 3-7. dk — Taklit: Dört vuruşluk beden perküsyonu kalıpları. Siz yaparsınız, sınıf tekrarlar.
  3. 7-12. dk — Keşif: Aynı kalıp hızlı, yavaş, sessiz ve gürültülü denenir. Ayakta ve oturarak yapılır.
  4. 12-16. dk — Ostinato: Sınıf ikiye bölünür; bir grup kalıbı sürdürürken diğeri bilinen bir şarkıyı söyler. Roller değişir.
  5. 16-21. dk — Çalgı: Aynı kalıp vurmalı çalgılarla çalınır. Dağıtım ve toplama şarkıyla yapılır.
  6. 21-25. dk — Doğaçlama ve kapanış: İki-üç gönüllü çocuk kendi kalıbını verir, sınıf tekrarlar. Sabit bir sakinleşme sesiyle bitirilir.

Bu akışı olduğu gibi uygulamak zorunda değilsiniz; sırayı koruyun, süreleri grubunuza göre kısaltın. Üç yaş grubunda ostinato bölümünü çıkarıp toplamı on beş dakikaya indirebilirsiniz.

Yarın sabah tek bir şey yapacaksanız

Çocukların adlarıyla konuşma ritmi çalışın. Malzeme gerektirmez, hazırlık istemez, beş dakika sürer ve Orff temelli çalışmanın üç öğesini birden içerir: söz, beden ve tekrar. Bu tek etkinlik oturduğunda diğer bütün aşamalar için sağlam bir zemininiz olur. Sınıfınıza uygun kaynakları karşılaştırmak isterseniz basılı kitaplar kategorisine ya da tüm ürünler sayfasına göz atabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Orff, Kodály ve Dalcroze arasındaki fark nedir?

Üçü de çocuğun müziği bedeniyle ve yaşayarak öğrenmesini savunur; ağırlık noktaları farklıdır. Orff temelli çalışmada söz, hareket ve çalgı bir arada yürür; doğaçlama ve ostinato belirgindir. Kodály yaklaşımında ses ve şarkı merkezdedir, işitme eğitimi ile halk şarkıları öne çıkar. Dalcroze çalışmasında hareket başroldedir: müziğin hızı, süresi ve karakteri önce bedenle yaşanır. Uygulamada çoğu öğretmen üçünden de parçalar kullanır ve bu bir tutarsızlık değildir.

Haftada kaç kez ve ne kadar süreyle yapılmalı?

Kısa ve sık olan, uzun ve seyrek olandan iyidir. Haftada iki kez on beşer dakika, haftada bir kez kırk beş dakikadan daha çok iş görür; bu yaşta öğrenmeyi belirleyen şey toplam süre değil tekrar aralığıdır. Ayrıca günlük akışın içine iki-üç dakikalık mini anlar sıkıştırabilirsiniz: sıraya girerken bir yankı kalıbı, toplanırken bir alkış oyunu. Bunlar planlı etkinlik kadar değerlidir.

Kaynaştırma öğrencisi olan sınıfta nasıl uyarlanır?

Orff temelli çalışmanın katılım eşiği düşüktür ve bu bir avantajdır: aynı etkinlik farklı düzeylerde yapılabilir. Kalıbı yapamayan çocuk sabit vuruşu tutsun, sabit vuruşu tutamayan çocuk çalgıyı serbest sallasın; hepsi aynı parçanın içindedir. İşareti çoklu verin, yani aynı anda hem görülen bir el hareketi hem duyulan bir ses kullanın. Hedefi bireysel belirleyin ve sınıf hedefiyle karşılaştırmayın; katılımın kendisi bu yaşta yeterli bir kazanımdır.

Yirmi beş kişilik bir sınıfta uygulanabilir mi?

Uygulanır, ama iki uyarlama gerekir. Birincisi, kalabalık çember yerine karşılıklı iki sıra kurun; geniş çemberde çocuklar birbirini göremez ve taklit zorlaşır. İkincisi, çalgıyı aynı anda herkese vermeyin. Yarım sınıf çalarken diğer yarısı beden perküsyonu yapsın, sonra değişin. Böylece hem ses düzeyi yönetilebilir kalır hem de bekleyen grup boşta kalmaz.

Çocuğum evde sürekli bir şeylere vuruyor. Bu etkinlikler durumu artırır mı?

Genellikle tersi olur. Vurma isteği bu yaşta zaten vardır; müzik etkinliği ona bir çerçeve verir: ne zaman vurulur, ne zaman durulur. Çerçevesiz vurmanın başı ve sonu yoktur, kalıba bağlanmış vurmanın vardır. Evde uygulayacaksanız "şarkı varken çal, şarkı bitince bırak" kuralını baştan koyun ve kurala siz de uyun; çocuk kuralı sizin davranışınızdan öğrenir.

Bu yazı Okul Öncesi ve Anaokulu konusunda. Kümedeki diğer rehberlere göz atabilirsiniz.

Bu konuyla ilgili materyaller

Çal Söyle Oyna – 10 Şarkılı Çocuk Şarkı ve Etkinlik Kitabı (Okul Öncesi & İlkokul)
İndirim

Çal Söyle Oyna

10 Şarkılı Çocuk Şarkı ve Etkinlik Kitabı (Okul Öncesi & İlkokul)

900,00 TL 790,00 TL
0
Ritimbala – Ritim Tombalası | 100 Ritim Kalıbı Öğreten Müzik Kutu Oyunu
İndirim

Ritimbala

Ritim Tombalası | 100 Ritim Kalıbı Öğreten Müzik Kutu Oyunu

1.000,00 TL 890,00 TL
0
Müzik Etkinlikleri 1. Kitap – 32 Etkinlikli Müzik Etkinlik Kitabı (5–10 Yaş)
İndirim

Müzik Etkinlikleri 1. Kitap

32 Etkinlikli Müzik Etkinlik Kitabı (5–10 Yaş)

1.250,00 TL 1.000,00 TL
0