Bayram Töreninde Mikrofon, Dizilim ve Sahne Düzeni: Koro Öğretmenine Notlar
Bayram töreninde koroyu duyulur kılmak için mekân seçimi, dama dizilim, mikrofon ve hoparlör yeri, sahneye çıkış-iniş ve tören günü kontrol listesi.
Bir koro sınıfta harika söyleyebilir ve törende hiç duyulmayabilir. Bunun sebebi çoğu zaman çocuklar değil, sahnenin kendisidir: yanlış yere konmuş bir mikrofon, rüzgâr alan bir bahçe, arka sırada kaybolan küçük sesler, hoparlörün tam önünde duran ve kendi sesini duyamayan bir grup. Bu yazı, bayram töreninde koroyu duyulur ve düzenli kılmak için müzik öğretmeninin kontrol edebileceği şeyleri bir araya getiriyor. Teknik ayrıntıya boğmadan, okulların çoğunda bulunan sıradan ses düzeniyle uygulanabilecek notlar bunlar.
Program akışını ve prova haftalarını başka yazılarda ele aldık. Burada konu yalnız mekân: çocuklar nerede duruyor, ses nereye gidiyor, mikrofon ne işe yarıyor.
Önce mekânı tanıyın: bahçe mi, salon mu, spor salonu mu?
29 Ekim törenleri üç farklı yerde yapılır ve her birinin sorunu farklıdır. Prova takvimini yapmadan önce töreni nerede yapacağınızı kesinleştirin; çünkü dizilim kararı mekâna göre değişir.
Okul bahçesi
Açık havada ses geri dönmez, dağılır. Çocuklar kendilerini duyamadıkları için ya bağırır ya da sesini kısar. Rüzgâr mikrofona çarpar, trafik ve kuş sesi araya girer. Bahçede koro mümkün olduğunca bir duvarın ya da binanın önüne yerleştirilmelidir. Arkada sert bir yüzey olması sesi seyirciye doğru yansıtır. Açık alanın ortasında, arkası boş bir koro, kapalı salondaki aynı koronun yarısı kadar duyulur.
Konferans salonu
Ses için en uygun yer genellikle burasıdır, ama sahne çoğu zaman dardır. Perde, kulis ve merdiven geçişleri planlanmazsa koro sahneye çıkarken dağılır. Salonda en sık yapılan hata, koroyu sahnenin en arkasına, perdenin dibine dizmektir. Perde sesi yutar. Koroyu sahnenin ön yarısına almak, aynı çocuklardan belirgin biçimde daha güçlü bir ses çıkarır.
Spor salonu
Yankı fazladır. Hızlı sözler birbirine karışır, piyano ya da altyapı çok yüksek açılırsa koro tamamen kaybolur. Spor salonunda tempo biraz daha sakin tutulmalı, sözlerin sonu net kapatılmalıdır. Hoparlör sesini kısmak burada çoğu zaman koroyu yükseltmekten daha etkilidir.
Dizilim: kim nerede durur?
Koroyu dizerken ilk refleks boy sırasıdır: kısalar önde, uzunlar arkada. Bu doğru bir başlangıçtır ama tek ölçüt olmamalı. Dizilimde dört şeyi birlikte düşünün.
- Görüş: Her çocuk sizi, yani şefi görebilmeli. Arka sıradaki çocuk sizi göremiyorsa girişi kaçırır. Basit kontrol: provada her sırayı tek tek yerinde bırakın, "beni görüyor musun" diye sorun ve elinizi kaldırın.
- Ses gücü: Sesini rahat ve doğru kullanan çocukları ortaya ve ikinci sıraya dağıtın. Hepsini bir köşede toplarsanız o köşe güçlü, kalan kısım zayıf kalır. Güçlü sesler yanlarındaki çekingen çocuklara yol gösterir.
- Davranış: Sahnede sürekli hareket eden ya da yanındakiyle konuşan çocukları uçlara değil, sizin doğrudan görüş alanınıza, ön sıranın ortasına yakın koyun. Uçlar sizin bakışınızdan en kolay kaçan yerlerdir.
- Çıkış yönü: Sahneye ilk çıkan sıra, en arkaya gidecek olan sıradır. Bunu baştan planlamazsanız çocuklar sahnede birbirinin önünden geçerek yer aramaya başlar.
Sıralar arasında kademe yoksa (basamaklı platform ya da sahne merdiveni), arka sıradaki çocukların yüzü ön sıranın başının arkasında kalır. Bu durumda dama dizilimi kullanın: arka sıradaki her çocuk, öndeki iki çocuğun arasındaki boşluğa denk gelsin. Böylece hem yüz görünür hem de ses önündeki başa çarpmadan çıkar.
Sıra sayısını da sınırlı tutun. Kademe yoksa üç sıradan fazlası genellikle görsel ve işitsel olarak kaybolur. Otuz kişilik bir koro için iki uzun sıra çoğu zaman üç kısa sıradan daha iyi sonuç verir. Kalabalık grupla çalışmanın diğer yanlarını 30 öğrenciyle 29 Ekim korosu yazısında ayrıca anlattık.
Mikrofon: ne zaman gerekir, nasıl konur?
İlk soru şudur: mikrofon gerçekten gerekli mi? Kapalı ve küçük bir salonda, yirmi kişilik bir çocuk korosu çoğu zaman mikrofonsuz daha doğal duyulur. Mikrofon, kötü kurulduğunda koroyu güçlendirmez; tek tük çocukları öne çıkarır, geri kalanını boğar. Ama bahçede, geniş spor salonunda ya da yüzlerce velinin olduğu törenlerde mikrofon şarttır.
Okullarda genellikle bulunan düzen
Çoğu okulun elinde konuşma için kullanılan bir iki el mikrofonu, bir mikser ve birkaç hoparlör vardır. Bu düzen konuşmacı için tasarlanmıştır, koro için değil. Elinizdekiyle en iyi sonucu almak için şu genel ilkeler işe yarar:
- Mikrofonu tek çocuğun ağzına yaklaştırmayın. El mikrofonu bir çocuğun önüne konursa yalnız o çocuk duyulur. Koro için mikrofon, ön sıranın biraz önünde ve baş hizasının hafif üstünde, koroya doğru eğik durmalıdır. Böylece birkaç sırayı birlikte "görür".
- Tek mikrofon varsa ortaya koyun. İki mikrofon varsa koroyu üçe bölüyormuş gibi düşünün ve mikrofonları soldan ve sağdan üçte birlik noktalara yerleştirin.
- Mikrofon sehpası kullanın. Bir öğretmenin ya da çocuğun mikrofonu elde tutması, şarkı boyunca sesin dalgalanmasına yol açar.
- Solo varsa ayrı mikrofon ayırın. Sololu bir bölüm varsa solocu kendi mikrofonuna adım atsın, solo bitince yerine dönsün. Bu geçişi provada en az iki kez çalışın.
Hoparlör ve geri besleme (cızırtı)
Törenlerde en sık yaşanan teknik sorun, mikrofon hoparlörün sesini tekrar alınca ortaya çıkan tiz uğultudur. Bunu azaltmanın genel yolu basittir: hoparlörler mikrofonun önünde, seyirciye dönük olsun; mikrofon hoparlörün arkasında kalsın. Hoparlör koroya doğru bakıyorsa, hem cızırtı riski artar hem de çocuklar kendi seslerini değil hoparlörü duyar.
Koronun kendini duyabilmesi önemlidir. Büyük törenlerde bunun için koroya dönük küçük bir dinleme hoparlörü kullanılabilir, ama sesi düşük tutulmalıdır. Elinizde böyle bir imkân yoksa endişelenmeyin: çocukların sizi ve birbirini duyması için dizilimi sıkı tutmak, sıralar arası boşluğu azaltmak da işe yarar.
Ses ayarını kim yapacak?
Müzik öğretmeni aynı anda hem şef hem ses teknisyeni olamaz. Törenden önce mikser başında kimin duracağını belirleyin: bir meslektaş, okulun teknik sorumlusu ya da güvendiğiniz bir veli. Bu kişiyle provada şu üç şeyi netleştirin:
- Koro sahneye çıktığında hangi mikrofonlar açılacak, konuşmacı mikrofonu kapanacak mı?
- Altyapı ya da piyano varsa ses düzeyi koroya göre nerede duracak? Kural basit: koro, eşlikten daima biraz önde olmalı.
- Bir sorun olursa (cızırtı, mikrofonun düşmesi) size nasıl haber verecek, siz ona nasıl işaret vereceksiniz?
Basit bir el işareti üzerinde anlaşmak yeterli: avuç yukarı "eşliği aç", avuç aşağı "eşliği kıs" gibi. Provada bu işaretleri bir kez deneyin.
Sahneye çıkış, bekleme ve iniş
Koro bölümünün en uzun anı çoğu zaman şarkının kendisi değil, sahneye çıkış ve iniştir. Bu anlar karışık geçerse seyirci şarkıdan önce dağınıklığı hatırlar. Sahne düzeninin geniş planı için sınıf gösterisinde sahne düzeni ve geçiş planı yazısına bakabilirsiniz; burada koroya özgü noktaları sıralayalım.
- Bekleme yeri: Koro, sahneye çıkmadan önce seyircinin önünde ayakta beklememeli. Kulis yoksa kenarda, sıra hâlinde ve oturarak beklesinler. Uzun ayakta bekleme, küçük çocuklarda hem dikkati hem de sesi tüketir.
- Tek kapı, tek yön: Mümkünse koro bir taraftan çıksın, diğer taraftan insin. Aynı merdivenden hem çıkıp hem inmek, bir önceki ya da bir sonraki grupla çarpışma demektir.
- Sıra başları: Her sıranın bir "sıra başı" olsun. Sıra başı yerine gidip durunca arkasındakiler onu takip eder. Siz otuz çocuğa tek tek yer göstermek zorunda kalmazsınız.
- Sessiz başlangıç: Koro yerine yerleştikten sonra iki üç saniyelik bir sessizlik bırakın. Çocuklar sizi bulsun, nefes alsın. Ardından giriş işaretini verin. Telaşla verilen giriş, ilk dizeyi hep dağınık yapar.
- Bitiş ve selam: Son ses bittikten sonra eller iki yanda, bir an durun. Sonra hep birlikte küçük bir baş selamı. Selamı provada çalışmazsanız bazı çocuklar eğilir, bazıları el sallar, bazıları sahneden iner.
Şefin yeri ve görünürlüğü
Törende öğretmen genellikle seyircinin önünde, koroya dönük durur. Bu sırada sırtınız seyirciye dönüktür; bu normaldir. Önemli olan, sizin koronun tamamı tarafından görülebilmenizdir. Seyircinin ön sırası çok yakınsa, ya biraz yana kayın ya da hafif yükseltilmiş bir yer bulun.
Hareketlerinizi sınıftakinden daha büyük ve daha sade tutun. Sahnede çocukların heyecanı yüksektir; küçük el işaretlerini kaçırırlar. Girişi bir nefes hareketiyle verin, bitişi net bir kapama hareketiyle bitirin. Şarkı ortasında yeni bir işaret icat etmeyin; provada kullanmadığınız hiçbir hareketi sahnede kullanmayın.
Ön sıradan bir iki öğrenciye "işaret takipçisi" görevi vermek de işe yarar. Bu çocuklar sizi dikkatle izler, diğerleri de onların ağzını ve duruşunu takip eder. Böylece görüş açısı sorunu olan çocuklar bile girişi kaçırmaz.
Tören günü kontrol listesi
Törenden önceki sabah aşağıdaki listeyi kısa bir tur yaparak kontrol edin. Hepsi on dakikadan kısa sürer, ama birini atlamak bütün bölümü riske atabilir.
- Koronun duracağı yer işaretlendi mi? Zemine bant ya da tebeşirle sıra başlarının yerini belirleyin.
- Mikrofon sehpaları yerinde ve doğru yüksekliğe ayarlı mı?
- Hoparlörler seyirciye dönük, mikrofonların önünde mi?
- Koro mikrofonları açıldığında cızırtı var mı? Bir çocuk grubuyla kısa bir deneme yapın.
- Altyapı kullanılacaksa dosya doğru cihazda, doğru parça başta mı? Bir yedeği ayrı bir cihazda var mı?
- Mikser başındaki kişi akışı biliyor mu, işaretleri hatırlıyor mu?
- Koronun bekleme yeri belli mi, oraya kimin götüreceği belli mi?
- Su: çocukların sahneye çıkmadan önce su içebileceği bir düzen var mı?
- Bahçe töreninde güneş ya da rüzgâr yönü koronun yüzüne mi geliyor? Gerekirse dizilimin yönünü hafifçe çevirin.
Bu listenin bir kopyasını mikser başındaki kişiye ve okul yönetimine de verin. Tören sabahı herkesin aklı başka yerdeyken yazılı bir liste, sözlü hatırlatmadan daha güvenilirdir.
Sık yapılan hatalar ve kolay çözümleri
- Koroyu sahne sınırına kadar yaymak: Ses dağılır, uçtaki çocuklar birbirini duymaz. Çözüm: koroyu sıkı tutun, omuz omuza dursunlar.
- Mikrofonu sona bırakmak: Ses düzeni tören sabahı kurulursa provada hiç denenmemiş olur. Çözüm: genel provayı mutlaka aynı ses düzeniyle yapın.
- Eşliği yüksek açmak: Altyapı ya da piyano, koroyu "desteklemek" için açılır ama sonunda üstünü örter. Çözüm: provada salonun arkasına giden birinden geri bildirim alın.
- Çocuklardan bağırmalarını beklemek: "Daha yüksek" uyarısı çoğu zaman sert ve gergin bir sese yol açar. Çözüm: dizilimi, mikrofon yerini ve hoparlör yönünü düzeltin; sesi yükseltme görevini çocuklara değil düzene verin.
- Kendi sesine güvenmeyen öğretmen: Provalarda sürekli koro ile birlikte yüksek sesle söylemek, öğretmenin sesini yorar ve tören günü kısık sesle kalmasına yol açar. Kendi sesinizi sezon boyunca korumak için Prof. Vox ses eğitimi metodu gibi bir çalışma rutini işe yarayabilir.
Kısaca
Bayram töreninde koroyu duyulur kılan şey, çoğu zaman şarkıdan çok düzendir. Mekânı önceden tanıyın, dizilimi görüş ve ses gücüne göre kurun, mikrofonu tek çocuğa değil koroya yöneltin, hoparlörü seyirciye çevirin. Sahneye çıkışı ve inişi şarkı kadar çalışın. Bunları genel provada, gerçek ses düzeniyle bir kez deneyin. Prova haftalarını nasıl dağıtacağınızı merak ediyorsanız gösteri provası nasıl planlanır yazısı bu notların tamamlayıcısıdır.
Bu yazı Özel Günler ve Dönemler konusunda. Kümedeki diğer rehberlere göz atabilirsiniz.




